Dolar 8,8689
Euro 10,4740
Altın 499,21
BİST 1.385
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Paz 26°C
Pts 25°C
Sal 22°C
Çar 21°C

Yabancı’ya su yok noktasına nasıl geldik

Yabancı’ya su yok noktasına nasıl geldik
A+
A-
28.07.2021
27

Karar yazarı ve TV5 yorumcusu Yıldıray Oğur, son dönemde tartışılmaya başlanan sığınmacı konusuyla ilgili olarak ‘Yabancı’ya su yok noktasına nasıl geldik? başlıklı bir yazı kaleme aldı TV5 yorumcusu ve Karar yazarı Yıldıray Oğur, son dönemde tartışılmaya başlanan sığınmacı konusuyla ilgili olarak kaleme aldığı yazısında, “Coğrafya maalesef kader. En uzun sınırımız olan komşumuzda son 10 yılın en büyük savaşı yaşandı ve bir diğer büyük savaşın yaşandığı Afganistan’dan göç edenlerin nihai hedefi olan Avrupa’nın yolu da bu topraklardan geçiyor” dedi.

Yıldıray Oğur, Bolu Belediye Başkanı CHP’li Tanju Özcan’ın kentte yaşayan yabancı uyruklu kişilerin su faturası ve katı atık vergisi ücretlerine 10 kat zam yapılacağına ilişkin açıklamasına gönderme bulunduğu yazısına şöyle devam etti:

“Ama endişeye mahal yok, bugüne kadar milyonlarca göçmen yabancı olarak geldikleri ve yıllarca dışlandıkları bu toprakların kültürü içinde eridi, çoğu son 20 yıldır tersi için uğraşsa da asimile oldu hatta yeni gelenlere karşı çıkacak kadar kendisini ev sahibi hissediyor. Yani kimse kimseyi istila etmedi, kimse azınlık durumuna düşmedi.

Ege Denizi’nde Alan Kurdi travması gölgesinde imzalanan Geri Kabul Anlaşması’nda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Schengen Vizesi ve mültecilere 6 milyar dolarlık yardım vaadinden geriye sadece yardım ve iktidar ile Avrupa arasında karşılıklı sessizlik anlaşması kaldı.

Bunu eleştirmek herkesin hakkı ama hiçbir hukuki temeli olmayan geri göndermenin ya da insanları yeniden Ege Denizi’ne doğru tehlikeli yolculuklara çıkarmanın bir seçenek olmadığını teslim ederek…

Bu yüzden büyük kalabalıkların mülteci karşıtlığı dalgasına en azından siyasetçiler, kanaat önderleri kapılmamalı, iktidara olan öfkelerini buna alet etmemeli, o dalgaların üzerinde sörf yapmamalılar.

Unutmayalım ki en az 8 yıldır içimizde yaşayan yüzde 70’i kadın ve çocuk olan 5 milyon insanın kaderi hakkında konuşuyoruz.

Bunun için gerekirse ‘duyar kasılmalı’, ‘erdem sinyallenmeli’ ama asla bu öfke teorize edilmemeli.

Çünkü o kapı açıldığında içeriye ‘bunlara su bile vermemek lazım’ diyenler de giriyor.

Herhalde onlara ırkçı diyebiliriz değil mi?” haber kaynak milligazete

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.